OKSİTOSİN VE ROMANTİK CAZİBE

 

Oksitosin aslında beynin hipotalamus denilen kısmında salgılanan ve düz kasların kasılmasını sağlayan bir hormondur. Bu özelliği ile doğum sırasında rahmin kasılarak bebeğin doğum kanalında ilerlemesini, yani doğum eyleminin gerçekleşmesini sağlar. Ayrıca lohusalıkta süt bezlerinde diğer hormonlar aracılığıyla salgılanmış olan sütün dışarı atılmasına da yardımcı olur. Uzun yıllar hormonun bu fonksiyonlarının dışında başka bir görevi olmadığı düşünülmüştür. Ancak bir yandan da son yüz yıl içinde hormonun farklı bir işlevi olup olmadığı ile ilgili çalışmalar süregelmektedir.

 

Son yılarda insanlarda yapılan hayvan ve insan çalışmalarında oksitosinin sosyalleşme ve özel olarak eşlerle ilişkide rolünün olabileceği ortaya konulmuştur. Örneğin eşlerin kucaklaşması, sosyal destek alınması, masaj yapılması ve orgazm sırasında oksitosin seviyelerinin arttığı ayrıca hormonun yeni sevgililerde sevgilisi olmayanlara göre daha yüksek düzeylerde bulunduğu gösterilmiştir.

 

Tek eşlilik çok nadir olarak hayvanlarda ancak esas olarak insanlarda olan bir özelliktir. Tüm canlılarda ve  insanlarda çift oluşturmanın nasıl bir mekanizma ile oluştuğu hakkında çok az bilgi vardır ancak oksitosinin bunda rol oynayabileceği düşünülmektedir. Sadakatin özellikle de erkeklerde hangi faktörlere bağlı olarak geliştiği de pek bilinmemektedir. Yapılan çalışmalarda insanlara burun spreyi ile oksitosin verilmesinin sosyal uyarıların beyinde işlenmesini arttırdığı ve  güven, hafıza, sadakat ve heyecan gibi sosyal duyguları ayarladığı gösterilmiştir. Bunun aksine oksitosinin erkeklerde dışarıdan gelen itici, istenmeyen sosyal uyarılardan da koruduğu bulunmuştur. Dirk Scheele ve arkadaşları yaptıkları bir çalışmada kadın ve erkek arasındaki romantik cazibenin oluşmasında ve bunun insanları monogamiye itmesinde de oksitosinin rolünün olduğuna dair bulgular elde etmişlerdir. Bu araştırıcıların en son yaptıkları çalışmada oksitosinin etkileri ile ilgili ilginç sonuçlar elde edilmiştir. Bir grup erkeğe burun spreyi ile oksitosin hormonu verildikten sonra kendi sevgili veya eşlerinin ve diğer tanıdıkları kadınların yüz fotoğrafları gösterilmiş ve fonksiyonel beyin MR ları çekilerek erkeklerin kendi eşlerinin yüzlerini daha çekici buldukları gösterilmiştir. Sonuçta bu yolla erkeklerin eşlerine ve ilişkilerine olan sadakatlerinin artabileceği belirtilmiştir.

 

Bütün bu çalışmalardan alınan sonuçlar, daha sonra yapılacak olan daha büyük sayıda insanın katıldığı çalışmalarla da doğrulanırsa, kimbilir belki de bir gün monogami ve eş sadakati konusunda dünya üzerindeki ender canlılardan biri olan insanın ve özellikle de erkeklerin, oksitosin hormonu veya bunun salgılanmasını arttıracak ilaçlar vererek daha sosyal olmaları, eşlerini daha çekici bulmaları ve eşlerine daha sadık olmaları sağlanabilir.